Medeni Usul Hukuku

Tanık Delili

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiş tanıklık müessesini inceleyeceğiz.

Tanık Delili

Tanık Nedir?

Taraflar arasındaki olaylar hakkında bilgisi veya görgüsü olan kişilere tanık denir.

Tanık gördüğü veya işittiği şeyler hakkında bilgi verir. Tanık kendi öznel yargılarını bildirmeden yalnızca somut olaya ilişkin bilgisini aktarır.

Tanık Olabilecek Kişiler

Tanıklığı, çocuklar da dahil olmak üzere kural olarak herkes yapabilir. Tarafın dostu veya ailesinden birisi de tanık olabilir. Fakat bu yakınlık durumları tanık beyanı değerlendirilirken göz önüne alınır.

Davada bir kişi ya tanık olarak dinlenebilir ya da isticvap edilebilir. İsticvap edilen kişiler tanık o davada tanık olarak dinlenemezler.

Tanık Gösterilmesi

Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.

Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.

Fakat, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.

Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri itiraz edebilir.

Tanıkların Çağrılması

Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir.

Tanıklara gönderilecek davetiyede;

  • Tanığın adı, soyadı ve açık adresi,
  • Tarafların ad ve soyadları,
  • Tanıklık yapacağı konu,
  • Hazır bulunması gereken yer, gün ve saat,
  • Gelmemesinin veya gelmesine rağmen tanıklıktan ya da yemin etmekten çekinmesinin hukuki ve cezai sonuçları,
  • Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarife gereğince ücret ödeneceği, yazılır.

Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Acele hâllerde tanığın daha önce gelmesine karar verilebilir.

Tanığı davet, gerektiğinde telefon, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz.

Hâkim gerekli görülen hâllerde, sözlü olarak dinlenmesi yerine, belirlenecek süre içinde cevaplarını yazılı olarak bildirmesi için tanığa soru kâğıdı gönderilmesine karar verebilir. Bu şekilde işlem yapılması, tanığın vereceği cevabın hükme yeterli olup olmadığı hususunu hâkimin takdir etmesine engel olamaz. Hâkim, verilen yazılı cevapların yetersiz olması hâlinde, tanığı dinlemek üzere davet edebilir.

Tanıklık Yapma Zorunluluğu

Kural olarak tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir. Ek olarak gelmeyen tanığa karşı gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur.

Zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır.

Tanıklığın İzne Bağlı Olması

Kamu görevlileri, görevlerinden ayrılmış olsalar bile, görevleri gereğince sır olarak saklamak zorunda oldukları hususlar hakkında, sırrın ait olduğu resmî makamın yazılı izni olmadıkça tanık olarak dinlenemezler.

Bu izin, milletvekilleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında Cumhurbaşkanı ve diğerleri hakkında bağlı oldukları bakan veya kuruluşun amiri tarafından verilir.

Tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça izin verilmesinden kaçınılamaz. Bu izin, mahkeme kararı üzerine yazı ile istenir ve izin verilince tanık davet edilerek dinlenir.

Tanıkların Dinlenmesi

Tanıklar davaya bakan mahkemede dinlenir. Mahkeme, hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığı bulunduğu yerde dinler.

Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verebilir.

Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın, bulunduğu yer mahkemesi tarafından dinlenmesine karar verilebilir. İstinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edilir. Bu durumda, tanığın, hangi hususlardan dolayı dinleneceğini hâkim belirler.

Tanığa Dinlenmeden Önce Yemin Ettirilmesi

Tanık dinlenmeden önce kendisine yemin ettirilir. Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar.

Hâkim tanığa, “Tanık sıfatıyla sorulacak sorulara vereceğiniz cevapların gerçeğe aykırı olmayacağına ve bilginizden hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyor musunuz?” diye sorar. Tanık da cevaben, “Sorulacak sorulara, hiçbir şey saklamadan doğru cevap vereceğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” demekle yemin yerine getirilmiş olur.

Aşağıdaki kişiler ise yeminsiz dinlenir:

  • Dinlendiği sırada onbeş yaşını bitirmemiş olanlar.
  • Yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücüne sahip olmayanlar.

Tanığın Dinlenmesinin Şekli

Tanık dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak, hâkim tarafından kendisine bilgi verilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir.

Tanık Türkçe bilmezse tercümanla dinlenir. Tanık, sağır ve dilsiz olup okuma ve yazmayı biliyorsa, sorular kendisine yazılı olarak bildirilir ve cevapları yazdırılır; okuma ve yazma bilmediği takdirde, hâkim, kendisini işaret dilinden anlayan bilirkişi yardımıyla dinler.

Tanığa dinlenmeden önce;

  • Gerçeği söylemesinin önemi,
  • Gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı,
  • Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği,
  • Duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği ve gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği, anlatılır

Tanık, bildiğini sözlü olarak açıklar ve sözü kesilmeden dinlenir. Dinlenilme sırasında, tanık, yazılı notlar kullanamaz. Şu kadar ki, tanık tarihleri ve rakamları tespit etmek veya bazı hususları açıklamak ya da hatırlayabilmek için yazılarına bakmak zorunda olduğunu hâkime söylerse, hâkim derhâl yazılarına bakmasına veya belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir.

Hâkim, tanık sözünü bitirdikten sonra, ifade ettiği hususların açıklanması veya tamamlanması amacıyla başka sorular da sorabilir. Toplu mahkemede başkan, hâkimlerden her birinin tanığa doğrudan doğruya soru sormasına izin verir.

Tanığın sözleri tutanağa yazılarak önünde okunur ve tutanağın altı kendisine imza ettirilir.

Yalan Yere veya Menfaat Temin Ederek Tanıklık Edilmesi ve Sonuçları

Hâkim, tanığın tanıklığı esnasında yalan söylediği veya menfaat temin ederek tanıklık ettiği hakkında yeterli delil veya emare elde ederse bir tutanak düzenler ve bu tutanağı derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Hâkim, tanığın ve suçta ortakları varsa onların tutuklanmasına da karar verebilir ve kovuşturma yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına sevk eder.

Yalan Yere veya Menfaat Temin Ederek Tanıklık Edilmesi ve Sonuçları

Tanığa Ödenecek Ücret ve Giderler

Mahkeme tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre, kaybettiği zaman ile orantılı bir ücret verilir. 2025 yılı için tanığa, tanıklık nedeniyle kaybettiği zamanla orantılı olarak günlük 100,00 ilâ 150,00 Türk Lirasına kadar ücret ödenir. Tanık hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmışsa yol giderleri ile tanıklığa çağrıldığı yerdeki konaklama ve beslenme giderleri de karşılanır. Bu ücret ve giderler, hiçbir vergi, resim ve harca tabi değildir.

Tanıklıktan Çekinme

Kişiler Kanunda öngörülen durumlar mevcut olduğunda tanıklık yapmaktan çekinebilirler. Hukuk Muhakemesi Kanununa göre tanıklıktan çekinilebilecek haller aşağıda sıralanmıştır;

  • İki taraftan birinin nişanlısı,
  • Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi,
  • Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu,
  • Taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar,
  • Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları,
  • Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk kişisel sebeplerle tanıklıktan çekinebilir.

Aynı şekilde;

  • Tanığın beyanı kendisine veya yukarıda yazılı kimselerden birine doğrudan doğruya maddi bir zarar verecekse,
  • Tanığın beyanı kendisinin veya yukarıda yazılı kimselerden birinin şeref veya itibarını ihlal edecek ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olacaksa.
  • Tanığın beyanı, meslek veya sanatına ait olan sırların ortaya çıkmasına sebebiyet verecekse kişi tanıklıktan çekinebilir.

Kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimseler de bu hususlar hakkında tanıklıktan çekinebilirler.

Tanıklıktan Çekinmenin İstisnası

Kişi aşağıda sayılmış durumlarda tanıklıktan çekinemez;

  • Bir hukuki işlemin yapılması sırasında tanık olarak bulundurulmuş olan kimse o işlemin esası ve içeriği hakkında,
  • Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar hakkında,
  • Aile bireyleri arasında, ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar hakkında,
  • Taraflardan birinin hukuki selefi veya temsilcisi olarak kendisinin yaptığı işler hakkında, tanıklıktan çekinilemez.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Furkan DİLER

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu