İcra ve İflas Hukuku

Genel İflas Yoluyla Takip

Genel iflas yoluna başvurmak için alacaklının elinde herhangi bir belgenin bulunmasına gerek yoktur. Eğer alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki bir belgeye bağlı ise, alacaklı dilerse doğrudan doğruya iflas yoluna dilerse de genel iflas yoluna başvurabilir (İİK m. 177/1).

Genel İflas Yoluyla Takip

İflas Takip Talebi

İflas takibi de alacaklı tarafından icra dairesine yapılacak bir takip talebiyle başlar. Takip talebi, 58. maddede yer alan unsurları taşımalıdır. Bu bağlamda alacaklı, takip talebinde iflas takip yolunu seçtiğini açıkça belirtmelidir (m. 58/2); aksi takdirde icra dairesi borçluya iflas ödeme emri göndermez. Eğer icra dairesi takip talebinde iflas yolu belirtilmemiş olmasına rağmen iflas ödeme emri gönderirse süresiz şikayet yoluna gidilebilir.

İflas Ödeme Emri

Takip talebini alan icra dairesi, 3 gün içinde borçluya bir iflas ödeme emri gönderir (m. 155). İflas ödeme emrinde şu kayıtlar yer alır:

  • Takip talebindeki kayıtlar,
  • Borcun ve takip giderlerinin 7 gün içinde icra ve iflas dairesine ait banka hesabına yatırılması gerektiği ihtarı,
  • Borçlunun bir itirazı varsa bu itirazını 7 gün içinde dilekçeyle icra dairesine bildirmesi gerektiği ve dilerse konkordato teklif edebileceği ihtarı,
  • Borcun 7 gün içinde ödenmemesi halinde alacaklının asliye ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı.

İflas Ödeme Emrine İtiraz

  • Borçlunun İflas Ödeme Emrine İtiraz Etmemesi: Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir. Eğer borçlu borcu ve takip giderlerini bu 7 günlük süre içinde icra ve iflas dairesine öderse iflas takibi sona erer. Fakat borçlunun bu 7 günlük süre içinde borcun ve takip giderlerinin tamamını icra ve iflas dairesine ödememesi halinde alacaklı asliye ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir (m. 156/1).
  • Borçlunun İflas Ödeme Emrine İtiraz Etmesi: Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borcunun bulunmadığı veya kendisinin iflasa tabi kişilerden olmadığına ilişkin itirazını icra dairesine bildirirse iflas takibi durur (m. 156/3). İflas ödeme emrine itiraz sözlü olarak yapılamaz; mutlaka dilekçeyle yapılır (m. 155). İflasta ödeme emrine yapılan her türlü itiraz sadece asliye ticaret mahkemesi tarafından incelenir. Bu sebeple, iflasta ödeme emrine itiraz borca itiraz ve imzaya itiraz olarak ikiye ayrılmaz. Buna bağlı olarak, iflasta itirazın kaldırılması ve itirazın iptali aşamaları da yoktur. Borçlu açtığı iflas davasında itirazın kaldırılarak84 borçlunun iflasına karar verilmesini ister (m. 156/3). İflas davasında mahkeme öncelikle borçlunun itirazlarını inceler. Gecikmiş itiraza ilişkin 65. madde hükmü iflasta da uygulanır.

İflas Davası

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, iflas davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir (İİK m. 156/4). İflas davası, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır (m. 156/4). Eğer alacaklı 1 yıllık süre içinde iflas davasını açmazsa, borçlunun iflasını isteyebilmesi ve iflas davası açabilmesi için yeni bir iflas takibi yapması gerekir. Eğer borçlu iflas ödeme emrine itiraz etmemişse, dava dilekçesine borçlunun itiraz etmediğini gösterir ödeme emri de eklenir (m. 156/2). Eğer borçlu ödeme emrine itiraz etmişse, dava dilekçesinde itirazın kaldırılmasıyla birlikte borçlunun iflasına karar verilmesi talep edilir (m. 156/3).

Mahkemeden iflas talep eden alacaklı, bu talebini dava sonuçlanmadan geri alabilir. İflas talebini geri alan alacaklı, 1 ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez (m. 157). Davacı alacaklının iflas davasından feragat etmesi de mümkündür (HMK m. 307). Fakat alacaklının iflas kararının verilmesinden sonraki feragati geçersizdir (İİK m. 165/2).

Yargılama Usulü

Davanın açılmasının ardından asliye ticaret mahkemesi, icra dairesinden icra dosyasını getirtir (m. 158/2). Mahkeme ilk önce alacaklıların menfaatlerini korumak için muhafaza tedbiri alınıp alınmayacağına karar verir (m. 159/1). Mahkeme iflas talebini basit yargılama usulüyle genel hükümler çerçevesinde inceler. İnceleme mutlaka duruşmalı olarak yapılır (m. 158/2)86. Mahkemenin yapacağı inceleme, borçlunun iflas ödeme emrine itiraz edip etmediğine göre değişiklik gösterir:

Ödeme Emrine İtiraz Edilmemişse

Borçlunun süresi içinde iflas ödeme emrine itiraz etmemesi halinde alacaklının iflas davasında borçlunun iflasını istemesi yeterlidir (m. 156/1). Ortada bir itiraz bulunmadığı için dava dilekçesinde itirazın kaldırılması talebi yer almaz.

Mahkeme, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi sebebiyle taleple bağlıdır; alacaklının gerçekten alacaklı olup olmadığını kendiliğinden inceleyemez (HMK m. 24, 25). Mahkemenin burada yapacağı inceleme sadece şekli bir incelemedir; eğer ödeme emrine itiraz edilmediğini tespit ederse iflas takibi kesinleşmiş olur.

Ödeme Emrine İtiraz Edilmişse

Ödeme emrine itiraz edilmesinin ardından iflas takibi durur. Alacaklı, iflas davasında bu itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasına karar verilmesini talep eder (m. 156/3). Mahkeme, davada öncelikle borçlunun itirazlarının yerinde olup olmadığını inceler.

Borçlu, vereceği cevap dilekçesinde ödeme emrine karşı yaptığı itirazlarıyla bağlı değildir. Dolayısıyla borçlu, ödeme emrine itiraz olarak ileri sürmediği savunmalarını da bu davada ileri sürebilir.

Mahkeme borçlunun itirazlarını yerinde görürse iflas davasını reddeder. Fakat mahkeme davacı alacaklının talebini yerinde görürse, itirazın kaldırılmasına karar verir. Böylece iflas takibi kesinleşmiş olur.

Ödeme emrine gerek itiraz edilmesi gerekse itiraz edilmemesi üzerine görülen iflas davasında iflas takibinin kesinleşmesinin ardından bu durum ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren 15 gün içinde diğer alacaklılar, davaya müdahale88 veya itiraz edip iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden davanın reddini isteyebilirler (m. 158/1).

Depo Kararı

Verilen 15 günlük süre içinde davaya diğer alacaklılar tarafından müdahale veya itiraz gelmez ya da gelse bile yerinde görülmezse, borçlunun iflasına hemen karar verilmez. Bu aşamadan sonra borçluya son bir imkan olarak “depo kararı” verilir. Buna göre, mahkeme 7 gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ödemesi veya o miktarda meblağı mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya vekiline bildirir. Bildirim, dava yüz yüze devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılacak tebliğ ile yapılır (m. 158/2).

İflas Kararı

Eğer borçlu depo kararına uymazsa, yani 7 günlük süre içinde borcunu ödemez veya mahkeme veznesine yatırmazsa, yapılacak ilk duruşmada iflasına karar verilir. Fakat bunun için alacaklının birinci alacaklılar toplantısına kadar olan masrafları ödemesi şarttır (m. 160). Asliye ticaret mahkemesince verilen iflas kararı veya iflasın reddine ilişkin karar, taraflara re’sen tebliğ edilir (m. 164/1).

Asliye ticaret mahkemesinin iflas kararıyla iflas açılmış olur. Kararda iflasın açılma anı gösterilir (m. 165/1). İflas, hüküm ve sonuçlarını kararda belirtilen tarihten itibaren doğurmaya başlar. Davacı alacaklı, iflas kararının verilmesinden sonra davadan feragat edemez (m. 165/2). Kararı veren asliye ticaret mahkemesi, bu kararı yargı çevresi içinde bulunan iflas dairesine bildirir (m. 166/1). İflas dairesi kararı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer gerekli yerlere bildirir (m. 166/2). İflas dairesi, ayrıca kararı, karar tarihinde tirajı 50.000 üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin işlem merkezinin bulunduğu yerdeki bir yerel gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder (m. 166/2).

Muhafaza Tedbirleri

İflas davası sırasında, mallar üzerinde muhafaza tedbirlerinin alınması gerekebilir. Özellikle borçlunun iyiniyetli olmaması ve malları kaçırmaya, gizlemeye veya muvazaa yoluyla başkalarına devretmeye hazırlanması hallerinde muhafaza tedbirlerinin alınması gerekir. Bu sebeple mahkeme, alacaklıların menfaati için gerekli gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir.

Muhafaza tedbirlerine karar verip vermemek mahkemenin takdirindedir. Fakat, borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermek zorundadır. Muhafaza emirleri iflas dairesince yerine getirilir (m. 159/1). Mahkeme, defter tutmaktan başka bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri zararları karşılamak üzere, bir teminat alınmasını isteyebilir. Teminat istenip istenmemesi kural olarak mahkemenin takdirindedir.

Fakat ödeme emrine itiraz edilmemiş veya alacak bir ilama bağlanmış ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardımdan yararlanan kimseler de teminat göstermek zorunda değillerdir (m. 159/2). O halde, muhafaza tedbirleri bakımından teminat istenmeyecek durumlar şunlardır:

  • Muhafaza tedbirinin “defter tutma” olması,
  • Ödeme emrine itiraz edilmemiş olması,
  • Alacağın bir ilama bağlanmış olması,
  • Alacaklının Devlet olması,
  • Alacaklının adli yardımdan faydalanıyor olması.

Alınan muhafaza tedbirleri, başlamış veya başlayacak icra takiplerini etkilemez (m. 159/3). Dolayısıyla iflas muhafaza tedbirlerine rağmen icra takibine başlanarak veya devam edilerek malların satışı yapılabilir.

Muhafaza Tedbirleri

Defter Tutulması

Kanun koyucu, muhafaza tedbirleri kapsamında borçlunun mallarının defterinin tutulmasını özel olarak düzenlemiştir. İflas talebinde bulunan alacaklının istemesi halinde mahkeme, borçluya ait malların bir defterinin tutulmasına karar verebilir (m. 161/1). Mahkeme, diğer muhafaza tedbirlerinde olduğu gibi buna kendiliğinden de karar verebilir. Diğer muhafaza tedbirlerinden farklı olarak, defter tutulması için alacaklıdan teminat istenmez (m. 159/2).

Bu defter iflas dairesi tarafından tutulur (m. 161/1). Defteri tutulacak olan mallar, sadece alacağı karşılayan mallar değil, borçlunun haczi mümkün bütün mallarıdır. Defterin tutulması sırasında borçlu, bütün mallarını göstermek ve kilitli yerlerini açmak zorundadır. Borçlunun mallarını göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde zor kullanılır (m. 161/2, 80, 81). Borçlu, defteri tutulmuş olan malları aynen veya istenildiği zamanki değeriyle vermek zorundadır (m. 162/1).

Defterin hükmü, mahkemece uzatılmazsa, yapıldığı tarihten itibaren 4 ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar (m. 163/2). Ayrıca, takipte bulunan bütün alacaklılar razı olurlarsa tutulan defter iflas memuru tarafından iptal edilir (m. 163/1).

Kanun Yolu

Asliye ticaret mahkemesinin iflas davasında verdiği ret veya kabul kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır (m. 164/2).

İflas kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflasın ilânına ve masanın teşkiline engel değildir. Fakat ikinci alacaklılar toplantısı iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz ve dolayısıyla masa malları satılamaz (m. 164/3).

İflas kararı üzerine istinaf yoluna başvurulursa ve bölge adliye mahkemesince iflas kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Fakat, asliye ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir (m. 164/4).

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Şevval Asude DOĞAN

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu